Benim TV İzlerken Müzik Klipleri Maceralarım ve Otizmdeki Etkilerim... (Ben Eren TAN'ım Bölüm I)



Müzik Serüvenim...

Kısaca kendi hayatımdan bahsedeyim. Ben eğitim hayatıma başlamadan önce televizyonda sürekli müzik klipleri (özellikle Kral TV) ve reklamlar izlerdim. Tabii çocukluk işte, aşırı takıntılarım vardı ve kendimi tam olarak ifade edemiyordum.

İlk anılarımdan başlayalım... Televizyon izlemeye başladığım o dönemde sürekli Kral TV açıktı. Çocukluk yıllarımda, örneğin Şebnem Ferah’ın “Vazgeçtim Dünyadan” klibini izlerken üzerine düşen yatay gölgeleri gerçek demir parmaklıklar zannedip, Şebnem Hanım'ın bir imdat çığlığı attığını düşünmüştüm. Ancak yaşım ilerledikçe klibi tekrar izleyip öğrendim ki, aslında toplumsal bir acıyı haykırıyormuş. Şarkının hikâyesi de şöyleymiş: Bir gazete haberinden yola çıkarak, tecavüze uğrayan, ailesi tarafından dışlanan ve kucağında bebeğiyle Boğaziçi Köprüsü'nden atlayan bir kadın için yazılmış.




Aynı dönemde Burak Kut’un “Yaşandı Bitti” klibindeki o meşhur “YETER!” diye haykırışını ve o sahneden önceki atışmaları da unutamıyorum.




Dahası da var: Özcan Deniz’in “Yalan mı?” klibindeki şiir kısmından sonraki o kısa ve yüksek perdeli "Ah!" deyişi (ki bundan çok korkardım), Levent Yüksel’in “Bi’ Daha” klibinde arabanın önüne atlaması, Sertab Erener’in “İncelikler Yüzünden” klibindeki çocukluk ve güllerle dolu o "İmaj Müzik" logolu sahneleri, Kenan Doğulu’nun “Hiç Bana Sordun mu?” klibinde "Hakkın yok!" diye bağırdıktan sonra denize dalması, hele Hüseyin Turan’ın “Kirvem” klibinin sonunda aniden bir kuşa dönüşmesi, Teoman’ın “Sus Konuşma” şarkısının o parfüm reklamını andıran klibi, Yaşar’ın “Sebepsiz Fırtına” klibinin sonu (ki ondan da ayrı etkilenir ve o kısma bakmamaya özen gösterirdim) ve Ayna grubunun (vokalist Cemil Özeren’i de saygıyla anıyorum) “Ölünce Sevemezsem Seni” klibinde hamile bir kadının arabayla ezilerek ölmesi... Bu saydıklarımın ve şu an hatırlayamadığım daha pek çok eski klibin hiçbirini unutmadım. Kliplerdeki o sarsıcı sahnelere rağmen bir şekilde hepsini içselleştirdim.

Bir de Raks Müzik tarafından madde bağımlılığına karşı hazırlanan “İnsanca Yaşamak” klibi var ki... O klibin bende çok özel bir yeri var. Başındaki animasyonlar, Şebnem Ferah’ın çığlığı ve Emrah’lı sahneler aklımdan hiç çıkmadı!

Ancak klibin sonuna hiç bakamazdım. Ta ki yaklaşık 2-3 yaşlarındayken, elimde kakaolu bir Eti Puf'la rahmetli dedemin yanında izlediğim o ana kadar... Klibin sonundaki melek animasyonunu görünce birden ağlamaya başlamışım. Dedem beni sakinleştirmeye çalışırken aklımdan hep şu geçiyordu: "Ya annem de melek olup gittiyse? Annemsiz ne yaparım?" Allah annesiz büyüyen tüm evlatlara sabır versin...

Bu arada o projeyle ilgili birkaç güzel söz söylemek isterim: Her şeyden önce dönemin Devlet Bakanı Sayın Işılay Saygın’ın fikirlerine ve ülkemizin en değerli müzik adamlarından yönetmen İzzet Öz’ün ellerine sağlık. O klip sayesinde madde bağımlılığına karşı büyük bir farkındalık edindim; bugün hobi olarak bu konuda araştırmalar yapıyor ve fırsat buldukça seminerlere katılıyorum.




O tarihlerden 2007 yılına kadar yerli müziği yakından takip ettim. Ancak 2007'den günümüze kadar yerli müziğe ilaveten çeşitli yabancı şarkılar da dinlemeye başladım. Maalesef son yıllardaki yerli müzik kültürünün büyük bir kısmı bence biraz mantıksız ilerliyor. Tabii Cem Adrian ve Ceylan Ertem gibi alternatif müzik sanatçılarını tenzih ediyorum; onlar aldıkları olumlu eleştirileri sonuna kadar hak ediyorlar.

Yabancı müzik dinleyenlere de küçük bir tavsiyem var: Melodisini sevdiğiniz şarkıların çevirilerini mutlaka araştırıp sözlerinin ardındaki anlamlara da kulak verin. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim TV İzlerken Reklam Maceralarım ve Otizmdeki Etkilerim... (Ben Eren TAN'ım Bölüm II)

İNCELEME: Önden Çekiş, Buick'in En Yeni Modelini Kurtarabilir mi?